Eurasian Econometrics Statistics & Emprical Economics Journal https://eurasianacademy.org/index.php/econstat tr-TR Sun, 02 Aug 2026 13:13:30 +0000 OJS 3.3.0.13 http://blogs.law.harvard.edu/tech/rss 60 SİSTEMİK RİSK BİR SONUÇ MU? TÜRKİYE’DE MAKRO-FİNANSAL ŞOKLARIN ROLÜ https://eurasianacademy.org/index.php/econstat/article/view/1771 <p>Bu çalışma, Türkiye ekonomisinde makro-finansal şoklar ile bankacılık sektöründeki sistemik risk arasındaki dinamik etkileşimleri analiz etmeyi amaçlamaktadır. Bu kapsamda, bankacılık sektöründe sistemik riski yansıtan bir bilgi setini modele dahil edebilmek ve değişkenler arasındaki yapısal ilişkileri ayrıştırabilmek için faktörlerle genişletilmiş yapısal VAR (FASVAR) modeli kullanılmıştır. Sistemik risk göstergesi, bankacılık sektörüne ait temel bilanço oranları ve kredi döngüsünü içeren bir faktör modeli aracılığıyla oluşturulmuştur. Analiz, 2005:1–2026:1 dönemine ait aylık verilerle gerçekleştirilmiştir. Ulaşılan deneysel bulgular, döviz kuru ve faiz oranı şoklarının sistemik risk üzerinde güçlü ve istatistiksel olarak anlamlı etkiler yarattığını göstermektedir. Özellikle kur şoklarının sistemik riski anlık ve belirgin oranda artırdığı, faiz şoklarının ise daha gecikmeli ancak kalıcı etkiler doğurduğu tespit edilmiştir. Buna karşılık, sistemik risk şoklarının sanayi üretimi, enflasyon ve faiz oranları üzerindeki etkisinin sınırlı ve kısa süreli olduğu gözlenmiştir. Bu bulgular, Türkiye’de sistemik riskin büyük ölçüde makro-finansal dengesizliklerin bir sonucu olarak ortaya çıktığına işaret etmektedir. Varyans ayrıştırması sonuçları da sistemik riskin en önemli belirleyicilerinin döviz kuru ve faiz oranları olduğunu teyit etmektedir. Diğer yandan, sistemik riskin artmasının reel ekonomik faaliyet üzerindeki etkilerinin oldukça zayıf olduğu belirlenmiştir. Bu durum, finansal sistemde biriken risklerin doğrudan ve güçlü bir şekilde reel sektöre aktarılmadığını göstermektedir. Finansal piyasalardaki oynaklıkların bankacılık sektörü için temel risk kaynağı olduğu, ancak bunun reel kesime hemen aktarılmadığı söylenebilir. Elde edilen bu sonuçlar, Türkiye’de finansal istikrarın sağlanmasında döviz kuru oynaklığının kontrolü, faiz politikalarının finansal etkilerinin dikkate alınması ve makro ihtiyati politikalar ile para politikası arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğine işaret etmektedir.</p> K. Batu Tunay- Necla Tunay Telif Hakkı (c) 2026 Eurasian Econometrics Statistics & Emprical Economics Journal https://eurasianacademy.org/index.php/econstat/article/view/1771 Sun, 02 Aug 2026 00:00:00 +0000 DETERMINING THE LEVELS OF MOBBING AND SOCIAL IMPACT OF MARITIME FACULTY STUDENTS https://eurasianacademy.org/index.php/econstat/article/view/1796 <p>This study examines the effects of intimidation (mobbing) behaviors that maritime faculty students experience or perceive during their education and internships. It focuses on how such behaviors influence students’ attitudes toward the profession, motivation levels, and potential desire to leave the field, as well as the broader social and psychological impacts. Data were collected from 138 students across Turkish maritime faculties using the “Mobbing Scale for Seafarers” and the “Social Impact Scale.” The research includes both a theoretical overview of mobbing in the maritime context and an empirical section covering methodology, data analysis, and findings. The study aims to reveal the prevalence and consequences of mobbing in maritime education and support the development of policies that enhance student well-being and professional development.</p> Sena Tuğçe Kanberk- Leyla Tavacıoğlu- Bayram Barış Kızılsaç Telif Hakkı (c) 2026 Eurasian Econometrics Statistics & Emprical Economics Journal https://eurasianacademy.org/index.php/econstat/article/view/1796 Sun, 02 Aug 2026 00:00:00 +0000 Forecasting Electricity Generation and Assessing 2030 Energy Transition Scenarios: Evidence from Türkiye and Germany https://eurasianacademy.org/index.php/econstat/article/view/1797 <p>Accurate electricity generation forecasting plays an important role in production planning, resource allocation, supply security, and long-term investment decisions. Since electricity systems require a continuous balance between supply and demand, forecasting errors may negatively affect operational efficiency and increase imbalance costs. At the same time, with the acceleration of the energy transition, not only short-term generation forecasts but also the evaluation of how future generation structures may evolve under different scenarios has become increasingly important. In this study, deep learning and boosting-based models were compared for Türkiye and Germany under 7-, 30-, and 365-day forecasting horizons, and the best-performing models were then used to generate BAU projections for 2030, which were evaluated together with the ST and EC scenarios reported by ENTSO-E. The findings showed that the GRU model produced more successful and consistent results for Türkiye, whereas boosting algorithms delivered stronger forecasting performance for Germany. The scenario comparisons also revealed that the BAU structure remained more dependent on fossil-based resources, while the ST and EC scenarios placed a clearer emphasis on the transition toward renewable energy. In this way, the study provides an integrated framework that supports both the evaluation of forecasting performance and the assessment of long-term energy planning alternatives.</p> Ömer Algorabi- Ersin Namlı Telif Hakkı (c) 2026 Eurasian Econometrics Statistics & Emprical Economics Journal https://eurasianacademy.org/index.php/econstat/article/view/1797 Sun, 02 Aug 2026 00:00:00 +0000 DIAGNOSIS OF THYROID CANCER WITH MACHINE LEARNING ALGORTIHMS https://eurasianacademy.org/index.php/econstat/article/view/1792 <p>&nbsp;</p> <p>In recent years, thyroid cancer has become the second most common type of cancer worldwide after breast cancer. Today, with the widespread use of fast computers and the development of Artificial Intelligence algorithms, early diagnosis and accurate treatment have improved the quality of life for patients and increased survival rates. Traditional methods for diagnosing thyroid cancer can have limited accuracy, leading to misdiagnosis. In medical diagnostics, Machine Learning, a subfield of Artificial Intelligence, is frequently used. This method is widely applied in the diagnosis of diseases. Machine Learning algorithms help analyze large amounts of data to provide accurate and precise diagnoses. In this study, a dataset related to thyroid disease was used to predict whether thyroid nodules are malignant or benign as a classification problem in Machine Learning, without the need for biopsies of the patients. The available dataset was trained using classification algorithms under Supervised Learning, and each algorithm was used to predict models with Stratified Train Test Split and Stratified K-Fold Cross Validation methods. These models were later used to make predictions on the current test dataset. The classification algorithms employed in the study included Linear Discriminant Analysis, Naive Bayes, K-Nearest Neighbors, Random Forest, Support Vector Machines, Decision Trees, Artificial Neural Networks, Logistic Regression, Adaboost, XGboost, Gradient Boost, LightGBM Boost, and Catboost, which were implemented using Python. When comparing the performance metrics obtained from the results, it was found that Naive Bayes algorithm achieved the highest accuracy value with 92.31%, while XGboost algorithm had the highest ROC/AUC value with 92%.</p> İrem Turan- Çiğdem Arıcıgil Çilan Telif Hakkı (c) 2026 Eurasian Econometrics Statistics & Emprical Economics Journal https://eurasianacademy.org/index.php/econstat/article/view/1792 Sun, 02 Aug 2026 00:00:00 +0000 ŞİZOFRENİ TANILI BİREYLERDE METAKOGNİTİF EĞİTİM PROGRAMININ EFOR HESAPLAMASINA ETKİSİ https://eurasianacademy.org/index.php/econstat/article/view/1794 <p>Geleneksel yaklaşımlar şizofrenide uzun süre halüsinasyonlar ve delüzyonlar gibi pozitif semptomlar üzerine odaklanmış olsa da, modern literatür hastalığın uzun süreli yeti yitimi yaratan bileşenlerinin negatif semptomlar içerisindeki motivasyonel bozukluklar olduğunu vurgulamakta ve hastalığın temel özelliği olduğunu iddia etmektedir. Ayrıca bu bozukluklara yönelik etkili bir tedavinin olmaması bu alandaki araştırmaların önemini vurgulamakta ve destekleyici müdahale yöntemlerine ilgiyi arttırmaktadır. Bu çalışmada da motivasyonel bozuklukların ortaya çıkmasında önemli bir role sahip olan ve ödül ile ilgili süreçlerin bir parçası olan efor maliyet hesabı (<em>effort-cost computation</em>) üzerinde Metakognitif Eğitim (MCT) programının etkisi ölçülmek istenmiştir. Efor-maliyet hesaplamasının ölçümü için EEfRT görevi kullanılmıştır. İstanbul'da bir bakım merkezinde yatılı hizmet alan 42 şizofreni tanılı bireyle (25 deney, 17 kontrol) yürütülen ön test-son test desenli bu deneysel çalışmada, katılımcılara 8 hafta boyunca 8 modülden oluşan MCT programı uygulanmıştır. Araştırma öncesi bulgulara göre efor-maliyet hesaplamasında iki grup da deney öncesi bozukluklar (ödül olasılığı ve büyüklüğünden bağımsız kararlar verme) göstermiştir. Müdahale sonrasında iki grubun da genel zor görev seçme eğilimi artmış olsa da, müdahale grubunun kontrol grubuna göre daha iyi efor maliyet hesaplaması yaptığı görülmüştür. MCT alan bireyler, kontrol grubundan farklı olarak, düşük ödül olasılıklı (%12) ve düşük ödül miktarlı denemelerde zor görevi seçme oranını anlamlı şekilde azaltmıştır (p&lt;0,05). Sonuç olarak; metakognitif eğitim programı gibi müdahale programlarının, hastaların bilişsel yanlılıklarını azaltarak amotivasyonla ilişkili ödül/karar süreçlerinde ve efor optimizasyonunda etkili olabileceği ortaya çıkmıştır.</p> Mustafa Melih Demir- Zekeriya Kökrek Telif Hakkı (c) 2026 Eurasian Econometrics Statistics & Emprical Economics Journal https://eurasianacademy.org/index.php/econstat/article/view/1794 Sun, 02 Aug 2026 00:00:00 +0000 NARCISSISTIC TRAITS AND LIFE SATISFACTION IN ISOLATED HIERARCHIES: A STRUCTURAL EQUIVALENCE MODEL ON THE MODERATING EFFECT OF EMOTIONAL REGULATIN DIFFULTIES AMONG SHIP CREW MEMBERS https://eurasianacademy.org/index.php/econstat/article/view/1798 <p>The purpose of this study is to examine the relationship between narcissistic personality traits and life satisfaction among seafarers working within the isolated and rigid hierarchical structure of the maritime sector, and to investigate the moderating role of emotion regulation difficulties in this relationship. The study sample consists of 220 seafarers working at different hierarchical levels. Employing a quantitative framework, empirical data were gathered utilizing standardized instruments measuring narcissism, emotional dysregulation, and life satisfaction. Subsequent hypothesis testing and construct validation were executed through Structural Equation Modelling (SEM) within the AMOS software. The research findings statistically demonstrate that seafarer’s narcissistic tendencies negatively affect their life satisfaction. Furthermore, it was found that difficulty in emotion regulation plays a significant moderating role in this destructive interaction; narcissistic individuals who struggle to manage their own emotions experience a much more pronounced loss of life satisfaction under conditions of isolation and hierarchy. Consequently, the study emphasises that the traditional “stern-tempered authority” figure in the maritime sector is, in fact, a risk factor that undermines individual psychology, and theoretical recommendations for sector-specific human resources policies have been presented.</p> Seyithan Kaçmaz- Bayram Barış Kızılsaç- Leyla Tavacıoğlu Telif Hakkı (c) 2026 Eurasian Econometrics Statistics & Emprical Economics Journal https://eurasianacademy.org/index.php/econstat/article/view/1798 Sun, 02 Aug 2026 00:00:00 +0000 MODA KAYNAKLI KİLO ALGISI ÖLÇEĞİ GELİŞTİRMEYE YÖNELİK GEÇERLİK VE GÜVENİRLİK ÇALIŞMASI https://eurasianacademy.org/index.php/econstat/article/view/1799 <p>Bu çalışmanın amacı, bireylerin kilo algılarının moda, estetik normlar ve medya temsilleri tarafından ne ölçüde etkilendiğini değerlendirmek amacıyla geliştirilen Moda Kaynaklı Kilo Algısı Ölçeği’nin geliştirilmesi, geçerlik güvenirlik analizlerinin yapılmasıdır. Araştırma, 18–65 yaş aralığında İstanbul’da yaşayan 309 kişilik bir örneklem üzerinde yürütülmüştür. Ölçeğin yapı geçerliğini test etmek amacıyla Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) ve Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) uygulanmıştır. AFA sonuçları, ölçeğin toplam varyansın %74,95’ini açıklayan 4 alt boyutlu ve 20 maddeden oluşan bir yapıya sahip olduğunu göstermiştir. DFA bulguları, elde edilen modelin kabul edilebilir uyum indekslerine sahip olduğunu ortaya koymuştur. Ölçeğin güvenirliği, cronbach alfa iç tutarlılık katsayısı, düzeltilmiş madde-toplam korelasyonları ve alt % 27-üst %27 farkın anlamlılık yöntemleriyle değerlendirilmiş; elde edilen bulgular madde ayırt ediciliğini ortaya koymuştur. Ölçek sonuçlarının zamana bağlı olarak değişmediği ve test-tekrar test güvenilirliği olduğu saptanmıştır. Ölçeğin yakınsak geçerliğin sınanması için Ortalama Açıklanan Varyans (Average Variance Extracted-AVE) değeri, Birleşik Güvenirlik (Composite Reliability-CR) değerleri kullanılmış, yakınsaklık geçerliği sağlanmıştır. Sonuç olarak, Moda Kaynaklı Kilo Algısı Ölçeği’nin, yetişkinlerde kilo algısının moda ve estetik normlar bağlamında değerlendirilmesinde geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu belirlenmiştir. Ölçeğin, beden algısı, yeme davranışları ve psikolojik iyi oluş alanlarında yürütülecek araştırmalarda ve önleyici psikolojik danışma uygulamalarında kullanılabileceği düşünülmektedir.</p> Yağmur İnan- Can Ergün- Funda H. Sezgin Telif Hakkı (c) 2026 Eurasian Econometrics Statistics & Emprical Economics Journal https://eurasianacademy.org/index.php/econstat/article/view/1799 Sun, 02 Aug 2026 00:00:00 +0000 GÖÇ VE BEŞERİ SERMAYE İLİŞKİSİNİN AMPİRİK OLARAK İNCELENMESİ: SEÇİLMİŞ GELİŞMİŞ ÜLKELERE YÖNELİK PANEL VERİ ANALİZİ https://eurasianacademy.org/index.php/econstat/article/view/1793 <p>Bu çalışma, sağlık ve eğitim harcamaları ile ekonomik büyümenin uluslararası göç üzerindeki etkilerini en çok göç alan gelişmiş ülkeler örneği üzerinden 2000-2021 dönemi kapsamında incelemektedir. Panel veri analizi kullanılarak yapılan çalışmada, söz konusu üç değişkenin göç hareketliliği üzerindeki etkileri pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Bulgulara göre, sağlık harcamalarındaki %1’lik bir artış uluslararası göç oranında yaklaşık %0.39'luk bir yükselişe yol açarken, eğitim harcamalarındaki %1’lik artış bu oranı %0.65 oranında artırmaktadır. Benzer şekilde, ekonomik büyümedeki %1’lik artış da göç oranını %0.31 oranında yükseltmektedir. Bununla birlikte, bağımsız değişken olarak kullanılan 65 yaş üzeri nüfusun göç üzerindeki etkisi istatistiksel olarak anlamlı bulunmazken, genç nüfus oranındaki artışın göçü anlamlı düzeyde etkilediği ortaya konmuştur. Bu bulgular doğrultusunda, göç alan gelişmiş ülkelerin, genç ve nitelikli göçmenleri çekmek ve topluma entegre etmek amacıyla sağlık ve eğitim altyapılarını güçlendirmeleri, ekonomik fırsatları yaygınlaştırmaları ve genç nüfusa yönelik kapsayıcı politikalar geliştirmeleri önerilebilir.</p> Ayşe Eryer- Ahmet Yılmaz Ata Telif Hakkı (c) 2026 Eurasian Econometrics Statistics & Emprical Economics Journal https://eurasianacademy.org/index.php/econstat/article/view/1793 Sun, 02 Aug 2026 00:00:00 +0000 İSTANBUL’DA İMALAT SEKTÖRÜNDE YER ALAN KOBİ’LERİN REKABET GÜCÜ İLE REKABET ÜSTÜNLÜĞÜ ARASINDAKİ İLİŞKİ https://eurasianacademy.org/index.php/econstat/article/view/1795 <p>Günümüz dünyasında süratle değişen teknoloji ve küreselleşen ekonomi işletmelerin rekabet koşullarını etkilediği gibi bu işletmeler için yeni imkânlarda yaratmaktadır. İşletmelerin bu rekabet düzenine uyum sağlaması rekabet avantajı konusunda büyük önem taşımaktadır. Buradan hareketle, işletmelerin rekabet gücü ve rekabet üstünlüğü ilişkisi nicel araştırma deseninde tasarlanan bu çalışma ile araştırılmıştır. Çalışmada, detaylı literatür incelemesi yapıldıktan sonra bu çerçevede teorik model ve araştırma hipotezi netleştirilmiştir. Literatür kapsamında bağımlı ve bağımsız değişkeleri ölçmek amacıyla uygun ölçekler belirlenmiş ve verileri toplama aracı olarak anket formu kullanılmıştır. Araştırma kapsamında İstanbul’da imalat sektöründe (Nace Kısım C) faaliyet gösteren ve KOSGEB veri tabanında kayıtlı olan 48750 işletme ile KOSGEB veri tabanında verilen iletişim bilgileri üzerinden anket uygulanmış olup, 788 işletmeden geçerli cevaplar elde edilmiştir. Araştırmada önerilen teorik model ve geliştirilen hipotezin sınanabilmesi amacıyla tanımlayıcı istatistiklerden ve yapısal eşitlik modeli kapsamında yol analizi yönteminden yararlanılmıştır. Gerçekleştirilen analizler sonucunda, işletmelerin rekabet gücü ile rekabet üstünlüğü arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkinin bulunduğu tespit edilmiştir.</p> Muhammet Emre Yılmaz- Fatma Ercan Telif Hakkı (c) 2026 Eurasian Econometrics Statistics & Emprical Economics Journal https://eurasianacademy.org/index.php/econstat/article/view/1795 Sun, 02 Aug 2026 00:00:00 +0000