https://eurasianacademy.org/index.php/socialsciences/issue/feed Eurasian Academy of Sciences Social Sciences Journal 2026-09-25T13:34:35+00:00 Editör editor@eurasianacademy.org Open Journal Systems <p><a href="https://www.donpistos.com/">10 slot gacor</a></p> https://eurasianacademy.org/index.php/socialsciences/article/view/1709 DİJİTAL DÖNÜŞÜM EKSENİNDE TEKNOPARK MUHASEBESİ: VERGİSEL UYUM, FİNANSAL RAPORLAMA VE TEŞVİK YÖNETİMİ 2025-12-22T09:15:30+00:00 Neşegül PARLAK parlaknesegul@gmail.com <p>Bilgi temelli ekonomiye geçiş süreci, muhasebe sistemlerinin yalnızca finansal kayıt tutma işleviyle sınırlı kalmayıp; vergisel uyum, finansal raporlama kalitesi ve teşvik yönetimini kapsayan bütüncül bir yapıya evrilmesini zorunlu kılmaktadır. Bu dönüşümün en belirgin biçimde gözlemlendiği alanlardan biri, Ar-Ge, yazılım ve tasarım faaliyetlerinin yoğunlaştığı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri (TGB)’dir. Türkiye’de 4691 ve 5746 sayılı Kanunlar çerçevesinde sağlanan teşvikler, teknopark işletmelerinde muhasebe uygulamalarını klasik ticari işletmelerden ayrıştırmakta ve özgün raporlama sorunlarını beraberinde getirmektedir.</p> <p>Bu çalışma, dijital dönüşümün teknopark muhasebesi üzerindeki etkilerini vergisel uyum, finansal raporlama ve teşvik yönetimi boyutlarıyla birlikte incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, nitel araştırma deseni kapsamında yürütülmüş olup, doküman analizine dayalı çoklu örnek olay yaklaşımı benimsenmiştir. Bu kapsamda Türkiye’de faaliyet gösteren 15 teknopark işletmesine ait finansal tablolar, muhasebe politikaları, teşvik raporları ve denetim dokümanları analiz edilmiştir.</p> <p>Elde edilen bulgular, dijital muhasebe altyapılarının—özellikle ERP sistemleri ve proje bazlı izleme mekanizmalarının—Ar-Ge harcamalarının izlenebilirliğini artırdığını ve teşvik kapsamındaki faaliyetlerin muhasebe kayıtlarında ayrıştırılmasını desteklediğini göstermektedir. Bununla birlikte, devlet teşviklerinin muhasebeleştirilmesi ve finansal tablolarda sunumuna ilişkin uygulamalarda standardizasyon eksikliklerinin sürdüğü ve dipnot açıklamalarının çoğu işletmede sınırlı kaldığı tespit edilmiştir. Bulgular ayrıca, dijitalleşmenin yalnızca operasyonel bir verimlilik aracı değil, aynı zamanda şeffaflık, denetlenebilirlik ve vergisel uyumu güçlendiren stratejik bir yönetişim unsuru olduğunu ortaya koymaktadır.</p> <p>Çalışma, elde edilen ampirik bulgulara dayanarak, teknopark işletmeleri için dijital muhasebe süreçlerini bütünleştiren kavramsal bir model önermekte; bu yönüyle hem literatüre hem de uygulayıcılar ve politika yapıcılar açısından yol gösterici katkılar sunmaktadır.</p> 2026-09-23T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2026 Eurasian Academy of Sciences Social Sciences Journal https://eurasianacademy.org/index.php/socialsciences/article/view/1804 KADINLARDA TOPLUMSAL CİNSİYET ROLÜ TUTUMLARI İLE BENLİK SAYGISI ARASINDAKİ İLİŞKİDE SUÇLULUK VE UTANÇ DUYGULARININ ARACI ROLÜ 2026-08-26T15:04:18+00:00 İrem Nur TOPSAKAL iremnur.kn@gmail.com <p>Araştırmanın amacı, kadınlarda toplumsal cinsiyet rolü tutumları ile benlik saygısı arasındaki ilişkide suçluluk ve utanç duygularının aracı rolünü incelemektir. Çalışmanın örneklemini 19-65 yaş aralığında bulunan 219 kadın oluşturmaktadır. İlişkisel ve kesitsel tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilen araştırmada veriler sosyodemografik bilgi formu, Toplumsal Cinsiyet Rolleri Tutum Ölçeği, Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği ve Suçluluk Utanç Ölçeği aracılığıyla toplanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde IBM SPSS 26 ve PROCESS Macro Model 4 kullanılmıştır. Araştırma sonuçları, toplumsal cinsiyet rolü tutumları ile suçluluk duygusu arasında pozitif yönlü, utanç duygusu arasında ise negatif yönlü ve anlamlı ilişkiler bulunduğunu göstermiştir. Toplumsal cinsiyet rolü tutumları ile benlik saygısı arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Suçluluk duygusu ile benlik saygısı arasında anlamlı bir ilişki saptanmazken, utanç düzeyi arttıkça benlik saygısının azaldığı belirlenmiştir. Paralel aracılık analizi sonucunda, suçluluk ve utanç duyguları üzerinden hesaplanan toplam dolaylı etkinin anlamlı olduğu belirlenmiştir. Aracı değişkenler ayrı ayrı incelendiğinde, suçluluk duygusunun toplumsal cinsiyet rolü tutumları ile benlik saygısı arasındaki ilişkiye aracılık etmediği, utanç duygusunun ise bu ilişkide anlamlı bir aracı rol oynadığı saptanmıştır. Araştırma sonuçları, kadınlarda toplumsal cinsiyet rolü tutumları ile benlik saygısı arasındaki dolaylı ilişkinin utanç duygusu üzerinden gerçekleştiğini göstermiştir.</p> 2026-09-23T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2026 Eurasian Academy of Sciences Social Sciences Journal https://eurasianacademy.org/index.php/socialsciences/article/view/1787 5 Haziran 1977 Türkiye Genel Seçimleri Sürecinde Milliyetçi Hareket Partisi’nin Millet Sektörü Doktrini ve Seçim Kampanyasına Yansımaları 2026-07-01T13:27:17+00:00 Mehmet Kürşad YAVAN mkursadyavan@gmail.com <p>Milliyetçi Hareket Partisi, 5 Haziran 1977 Genel Seçimleri sürecinde özellikli bir seçim stratejisi yürütmüş ve “millet sektörü” olarak isimlendirilen doktrini kullanarak seçimlere hazırlanmıştır. Bu süreç içerisinde parti Genel Başkanı Alparslan Türkeş, 15 Mayıs 1977’de Çorum’da düzenlediği miting ile seçim kampanyasını başlatmıştır. Son olarak 4 Haziran 1977’de Eskişehir’de miting düzenlemiştir.</p> <p>Alparslan Türkeş’in ve MHP kadrolarının seçimlerde kullandıkları strateji, “millet sektörü” doktrinine dayanan toplumculuk görüşüdür. Genel hatlarıyla halkın iktisadi yönden kalkındırılması ve bu suretle örgütlü bir halk tabanı yaratılması anlayışına bağlı olan toplumculuk, 5 Haziran 1977 gününe kadar sosyoekonomik bir fikir şeklinde kabul edilmiştir.</p> <p>Çalışmanın temel amacı, MHP’nin 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi öncesinde gerçekleşen son genel seçimlere nasıl hazırlandığını tespit etmek ve süreç boyunca milliyetçilik temelli doktrinler merkezinde oluşturduğu başat stratejileri ortaya koymaktır. Bu sebeple “millet sektörü” doktrininin ne olduğu, toplumculuk fikrinin nasıl çözümlendiği ve yurt gezileri sırasında düzenlenen mitinglerde zikredilen görüşlerin ne şekilde söylem düzlemine uyarlandığı odağında araştırma soruları belirlenmiştir.</p> <p>Makalede seçim sürecini analiz etmek için metodolojik yöntem olarak basın kaynaklarına öncelik verilmiş, milliyetçi mecmualar ve günlük gazetelerin incelenmesiyle birincil el kaynaklara dayanan kapsamlı bir literatür çalışması yapılmıştır. Söz konusu yöntemin ve soru cümlelerinin akabinde MHP’nin geçmiş seçim dönemlerine kıyasla daha dinamik bir hazırlık yaptığı ve “millet sektörü” stratejisine isnat eden politikalarını teoriden söylem pratiğine aktarabildiği sonucuna varılmıştır.</p> 2026-09-25T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2026 Eurasian Academy of Sciences Social Sciences Journal https://eurasianacademy.org/index.php/socialsciences/article/view/1742 SANATTA METAFOR VE İMGE: ANLAMIN KAVRAMSAL VE GÖRSEL BOYUTLARI 2026-02-01T10:03:41+00:00 Yaşar AYYILDIZ academy.yasarayyildiz@gmail.com <p>Bu çalışma, sanatta metafor ve imge kavramlarını kuramsal açıdan inceleyerek, her iki yapının da anlam kurma süreçlerindeki işlevlerini açıklamayı amaçlamaktadır. Metafor, klasik retorikte çoğu zaman süsleyici bir anlatım aracı olarak görülmüşken, çağdaş yaklaşımlarda insanın dünyayı kavrayışını ve deneyimlerini örgütleyişini belirleyen temel bir düşünme biçimi olarak ele alınmaktadır. İmge ise, dış gerçekliğin algı, bellek ve hayal gücü süzgecinden geçerek zihinde ve sanatsal yüzeyde yeniden biçimlenen, görsel ve çağrışımsal bir yapı olarak değerlendirilmektedir. Çalışmada öncelikle metaforun kavramsal temelleri ve sanat söylemi içindeki yeri tartışılmakta; ardından imge kavramının felsefi, estetik ve algısal boyutları öne çıkarılmaktadır. Daha sonra metafor ve imge arasındaki benzerlikler, ayrımlar ve kesişen yönler çözümlenmekte; özellikle görsel metafor, imgenin çağrışımsal gücü ve izleyicinin anlam kurucu rolü üzerinde durulmaktadır. Sonuç bölümünde, metafor ve imgenin sanatta birbirini dışlayan değil, birbirini tamamlayan iki temel ifade ve düşünme aracı olduğu savunulmakta; bu yaklaşımın çağdaş sanat yorumları ve sanat eğitimi açısından sunduğu imkânlar kısaca değerlendirilmektedir.</p> 2026-09-23T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2026 Eurasian Academy of Sciences Social Sciences Journal https://eurasianacademy.org/index.php/socialsciences/article/view/1790 CASEL TEMELLİ ETKİNLİKLERLE DESTEKLENEN FEN BİLİMLERİ DERSİ KAPSAMINDA SOSYAL DUYGUSAL ÖĞRENME DÜZEYİ İLE AKADEMİK BAŞARI ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ 2026-07-16T00:38:35+00:00 Caner ÇABUK cnrcabuk@gmail.com <p>Bu araştırmanın amacı, CASEL temelli etkinliklerle desteklenen Fen Bilimleri dersinde öğrencilerin sosyal duygusal öğrenme (SDÖ) düzeyleri ile akademik başarıları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma, CASEL temelli SDÖ etkinliklerinin öğrencilerin SDÖ düzeyleri ve akademik başarıları üzerindeki etkilerini incelemek amacıyla yürütülen ana araştırmada elde edilen nicel veri setinin ikincil analizine dayanmaktadır. Araştırma, nicel araştırma yaklaşımı kapsamında ilişkisel tarama modeli kullanılarak yürütülmüştür. Çalışma grubunu, 2025–2026 eğitim-öğretim yılında Ordu ilindeki bir devlet ortaokulunun deney grubunda yer alan 31 altıncı sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma verileri, Sosyal Duygusal Öğrenme Ölçeği (SDÖÖ) ile araştırmacı tarafından geliştirilen Fen Bilimleri Başarı Testi (FBBT) kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde Pearson momentler çarpımı korelasyon analizinden yararlanılmıştır. Bulgular, öğrencilerin SDÖ düzeyleri ile Fen Bilimleri dersi akademik başarıları arasında pozitif yönlü, çok zayıf düzeyde ve istatistiksel olarak anlamlı olmayan bir ilişki bulunduğunu göstermiştir (r = .156, p &gt; .05). Sonuç olarak, SDÖ düzeyi ile Fen Bilimleri dersi akademik başarısı arasında anlamlı bir doğrusal ilişki belirlenememiş; akademik başarının yalnızca SDÖ ile açıklanamayacak kadar çok boyutlu bir yapıya sahip olduğu ve SDÖ ile akademik başarı arasındaki ilişkinin bilişsel, bireysel ve çevresel değişkenlerin etkileşimi içinde değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.</p> 2026-09-25T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2026 Eurasian Academy of Sciences Social Sciences Journal https://eurasianacademy.org/index.php/socialsciences/article/view/1779 KIRIM TATAR TÜRKÇESİNİN SOSYAL STATÜSÜNÜN TARİHSEL GERİLEYİŞİ (1783–2026) 2026-05-30T18:53:26+00:00 Emine HALİL eminehalil30@gmail.com <p>Bu çalışma, Kırım Tatar Türkçesinin 1783 yılında Kırım Hanlığı’nın Rusya İmparatorluğu tarafından ilhak edilmesinden 2026 yılına kadar geçen süreçte yaşadığı sosyal statü kaybını incelemektedir. Makalede, dilin resmi hayattan dışlanması, zorunlu göçler, sürgünler, demografik değişimler, eğitim politikaları ve asimilasyon süreçlerinin Kırım Tatar dilinin kullanım alanı üzerindeki etkileri ele alınmaktadır.</p> <p>Araştırma, Çarlık Rusya’sı, Sovyetler Birliği, Ukrayna ve Rusya Federasyonu dönemlerinde Kırım Tatar dilinin hukuki statüsü ile gerçek kullanım koşulları arasındaki farkı karşılaştırmalı olarak analiz etmektedir. Özellikle eğitim sistemi, devlet kurumları ve toplumsal yaşam içerisindeki dil kullanımına dair veriler değerlendirilmiştir.</p> <p>Çalışmanın sonucunda, Kırım Tatar dilinin günümüzde büyük ölçüde aile içi ve sınırlı kültürel alanlara sıkıştığı, mevcut politikaların ise dilin tam anlamıyla korunması ve yeniden canlandırılması için yeterli olmadığı sonucuna varılmıştır.</p> 2026-09-25T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2026 Eurasian Academy of Sciences Social Sciences Journal https://eurasianacademy.org/index.php/socialsciences/article/view/1778 Hizmet Mekânından Sosyal Alana: Kuaför Salonlarının Sosyolojik Rolü Üzerine Bir Derleme 2026-05-24T19:21:16+00:00 Sinan GİRGİN sinan.girgin@hotmail.com <p>Kuaför salonları çoğunlukla estetik hizmetlerin sunulduğu ticari mekânlar olarak ele alınmakta, sosyolojik analizlerde ise sınırlı düzeyde incelenmektedir. Oysa bu mekânlar gündelik etkileşimin yoğunlaştığı, güven ilişkilerinin kurulduğu, duygusal emeğin üretildiği ve topluluk bağlarının şekillendiği çok katmanlı sosyal alanlar olarak işlev görmektedir. Bu çalışmanın amacı, kuaför salonlarını “<em>hizmet mekânı</em>”ndan “<em>sosyal alan</em>”a uzanan bir süreklilik içinde ele alan literatürü sistematik biçimde incelemek, tematik, kuramsal ve yöntemsel örüntüleri ortaya koymak ve araştırma boşluklarını belirlemektir. Araştırma, kapsam derlemesi yaklaşımıyla tasarlanmıştır. Web of Science, Scopus, EBSCOhost, Google Scholar ve TR Dizin veri tabanlarında gerçekleştirilen tarama sonucunda ölçütleri karşılayan 34 hakemli makale analize dâhil edilmiştir. Çalışmalar çoklu kodlama yaklaşımıyla tematik, kuramsal ve yöntemsel düzeyde incelenmiştir. Bulgular, literatürün altı tematik eksende yoğunlaştığını göstermektedir: gündelik etkileşim, duygusal emek, sosyal sermaye, toplumsal cinsiyet, topluluk temelli sosyal destek ve hizmet ekonomisi. Kuramsal olarak özellikle duygusal emek ve eşik aktör yaklaşımlarının öne çıktığı, yöntemsel olarak ise nitel tasarımların baskın olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte gündelik hayat, duygusal emek ve sosyal sermaye eksenlerinin bütünleşik biçimde modellendiği çalışmaların sınırlı olduğu saptanmıştır. Çalışma, kuaför salonlarını gündelik tekrarın ilişkisel yoğunlaşmasına, bu yoğunlaşmanın güven üretimine ve güvenin sosyal sermayeye dönüşmesine uzanan zincirsel bir mekanizma içinde yeniden kavramsallaştırmaktadır. Bu çerçeve, kuaför salonlarını estetik hizmet alanlarının ötesinde, modern toplumlarda enformel fakat etkili sosyal altyapı mekânları olarak konumlandırmaktadır.</p> 2026-09-23T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2026 Eurasian Academy of Sciences Social Sciences Journal https://eurasianacademy.org/index.php/socialsciences/article/view/1769 ORHAN PAMUK’UN KAR ROMANINDAKİ KADIN İNTİHARLARININ OTORİTEYLE İLİŞKİSİ 2026-03-25T14:37:07+00:00 Pelin EMEKSİZ pelindimdik@hotmail.com <p>İntihar, yalnızca olumsuz yaşam olaylarına maruz kaldığı için ruh sağlığı bozulan kişiler tarafından yapılan bir eylem değildir. Ruhsal olarak sağlıklı kabul ettiğimiz bazı kişiler de aşırı stresle başa çıkamadıkları takdirde intiharı seçebilirler. Bu nedenle, özel koşullar ne olursa olsun, intihar ve nedenleri, derinlemesine araştırma gerektiren son derece önemli bir sosyal olgudur. Bu makale, otorite figürleri tarafından kadınlar üzerinde uygulanan dayanılmaz baskıdan kaynaklanan intihar vakalarına odaklanacaktır.</p> <p>Bu makalede Kar romanında anlatılan kadın intiharları sosyolojik ve psikolojik açıdan ele alınmaktadır. Yazı, özellikle otorite ilişkilerinin kadınlar üzerindeki etkisine odaklanmakta; ataerkil yapılar, toplumsal normlar ve güç ilişkilerinin onlar üzerinde yarattığı yoğun ve süreğen baskının, intihar davranışıyla olan ilişkisini tartışmaktadır. Bu çerçevede çalışma, kadınların maruz kaldığı yapısal eşitsizliklerin ve baskı mekanizmalarının, psikolojik dayanıklılıklarını nasıl zedelediğini akademik bir perspektifle ele almakta ve toplumsal farkındalığın artırılmasına katkı sunmayı amaçlamaktadır.</p> 2026-09-23T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2026 Eurasian Academy of Sciences Social Sciences Journal