Eurasian Academy of Sciences Social Sciences Journal https://eurasianacademy.org/index.php/socialsciences tr-TR editor@eurasianacademy.org (Editör) editor@eurasianacademy.org (Editor) Tue, 30 Dec 2025 00:00:00 +0000 OJS 3.3.0.13 http://blogs.law.harvard.edu/tech/rss 60 Afetler ve Göç: Beklenen İstanbul Depremi İçin Bir Göç Öngörüsü https://eurasianacademy.org/index.php/socialsciences/article/view/1628 <p>İnsanlar doğayla mücadele etmeye başladıklarından bu yana doğal olaylar hep afet şeklinde ele alınmıştır. Oysa bir doğa olayını afet yapan durum, insanların yaşanan bu olaydan etkilenme dereceleridir. Dünyanın oluşumundan beri meydana gelen doğa olaylarının en yıkıcılarından olan depremler sonucunda bazen medeniyetler, bazen ülkeler, bazen de şehirler yok olmuştur. Deprem gibi yıkıcı etkisi büyük olan bu afetlerden sonra insanlar yer değiştirmek zorunda kalmışlar ve bu da göç dalgalarına neden olmuştur. Türkiye de aktif fay hatlarının üzerinde kurulmuş bir ülkedir. Bu nedenle ülkemizde geçmişten günümüze yıkıcı birçok deprem yaşanmıştır. Son yaşanan 6 Şubat 2023 tarihli Kahramanmaraş merkezli depremler de ne yazık ki deprem konusunda hala üstünlük elde edemediğimizi göstermiş ve on binlerce can kaybına, milyar liraları bulan mal kayıplarına ve depremden etkilenen 11 ilimizin pek çok bölgesinin hayalet yerlere dönmelerine neden olmuştur. Bu depremle birlikte bölgeden hızlı bir göç yaşanmış, kendilerine güvenli bir alan bulmak isteyen insanlar depremden etkilenmeyen yakın illere göç etmişler ve bu illerin demografilerinde değişime neden olmuşlardır. Bu çalışma kapsamında bilim insanlarının “olacak” diye bahsettiği büyük İstanbul depremi gerçekleşirse İstanbul'da yaşayan insanların göç tercihlerinin hangi illere olacağı, bu illerin İl Afet Risk Azaltma Planlarında (İRAP) göç konusunun işlenişi incelenmiştir. Çalışmanın temel sorusu ise “Beklenen İstanbul depreminin gerçekleşmesi durumunda belirlenen iller yaşanacak göçe hazır mı?” şeklinde belirlenmiştir. &nbsp;İRAP’larda bu konunun ele alınmadığı görülmüş ve bu konuya dikkat çekilmiştir. Buna ek olarak beklenen İstanbul depreminin gerçekleşmesi durumunda göç alması beklenen illerin göç dalgasına karşı kentsel direnç oluşturmalarına yönelik önerilere yer verilmeye çalışılmıştır.</p> Asime Dilara ERDEM- Hikmet YAVAŞ Telif Hakkı (c) 2026 Eurasian Academy of Sciences Social Sciences Journal https://eurasianacademy.org/index.php/socialsciences/article/view/1628 Tue, 30 Dec 2025 00:00:00 +0000 FİNANS ALANINDA YAPAY ZEKANIN KULLANILMASI VE YENİ SAYI SİSTEMLERİ https://eurasianacademy.org/index.php/socialsciences/article/view/1716 <p>Yapay zekâ, giderek günlük yaşamın temel unsurlarından biri hâline gelmekte; etkileri tüm sektörler ve mesleki alanlar genelinde yoğun biçimde hissedilmektedir. Bu kapsamda muhasebe mesleği de bu dönüşümden etkilenmekte olup, her devletin vazgeçilmez hedeflerinden biri olan vergi kayıplarının önlenmesi açısından yapay zekânın önemli avantajlar sağlayabileceği değerlendirilmektedir. Raporlama sürecinde mesleki yargı doğası gereği insana özgü bir süreçtir; bu nedenle yapay zekânın muhasebe raporlama işlevinin doğrudan yerini almayacağı sonucuna varılmaktadır. Günümüzde birçok alanda olduğu gibi muhasebede de dijitalleşme ve yapay zekâ kullanımından kaynaklanan fırsatlar ve riskler aktif biçimde tartışılmakta; öğrenme, planlama, konuşma ve problem çözme gibi insan benzeri yetkinliklere sahip akıllı sistemler geliştirmeyi amaçlayan yapay zekâ uygulamalarının muhasebe alanında kullanılmaya başlandığı gözlemlenmektedir. Yapay zekânın muhasebeye entegrasyonu, uygulayıcılar ve kullanıcılar için çeşitli kolaylıklar sunmakla birlikte, gelecekte ortaya çıkabilecek olası sorunlara da işaret etmektedir. Bankacılık sektöründe ise yapay zekâ uygulamaları; piyasa verilerinin elde edilmesi, müşterilere bankacılık hizmetlerinin sunulması ve iletişimin sağlanması amacıyla yaygın biçimde kullanılmakta; bu uygulamaların bankaların itibarını güçlendirdiği, müşteri bağlılığını artırdığı, yeni müşteri kazanımına katkı sağladığı, şube iş yükünü azalttığı ve hizmet sunum hızını yükselttiği bildirilmektedir. Yapay zekâ destekli çözümler sayesinde bankalar müşterilere erişimlerini hızlandırmakta ve sundukları hizmet yelpazesini her geçen gün genişletmektedir. Finansal hizmetlerin dijitalleşmesiyle birlikte, giderek daha çeşitli, karmaşık ve oynak hâle gelen finansal ortamda bireysel yatırım kararları almak zorlaşmaktadır; hızla gelişen teknoloji, özellikle yapay zekâ uygulamaları, bireysel yatırımcılar için vazgeçilmez bir destek aracı olarak öne çıkmaktadır. Yapay zekâ temelli yatırım araçlarının (robo-danışmanlar ve algoritmik platformlar gibi) yaygınlaşması, bireysel yatırımcıların bu araçlara yönelik tutumlarının, etkilenebilirlik düzeylerinin ve kullanım eğilimlerinin karar verme süreçleri içinde nasıl şekillendiğine ilişkin soruları gündeme getirmektedir. Bu çalışmanın amacı, söz konusu etkileşimi derinlemesine incelemek ve bireysel yatırımcıların karar verme süreçlerinde yapay zekânın kabulü ve kullanım eğilimlerine ışık tutmaktır.</p> Özkan İmamoğlu Telif Hakkı (c) 2026 Eurasian Academy of Sciences Social Sciences Journal https://eurasianacademy.org/index.php/socialsciences/article/view/1716 Tue, 30 Dec 2025 00:00:00 +0000 Aile Sağlığı Merkezlerinde Kronik Hastalık Taraması Yapma Oranı En Yüksek ve En Düşük Olan İlçelerin Üç Aylık Verilerinin Karşılaştırılması: İstanbul Örneği https://eurasianacademy.org/index.php/socialsciences/article/view/1714 <p>Dünyada ve ülkemizde ölüm nedenlerinin ilk sırasında kronik hastalıklar ve kronik hastalıklara bağlı komplikasyonlar gelmektedir. Aynı zamanda dünyada ve ülkemizde beklenen yaşam süresin artmıştır ki bu da yaşlı nüfusun artması anlamına gelmektedir. Yaşlı bireyler yaş alırken kronik hastalıkları ile birlikte yaşlanmaktadır. Kronik hastalık sayısı artarak yaşlanan bir nüfus hasta bireylerden oluşan bir toplum halini alır. Bu durumda hem bireyler hem de ülkeler açısından birçok yönden dezavantajlı bir durumdur.Birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde kronik hastalıkları önleme, erken teşhis, kontrol altına alma ve kronik hastalıkları olan bireylerin hastalık sürecini sağlıklı bir şekilde yönetebilmek için birçok uygulama başlatmıştır. Bizim ülkemizde de Hastalık Yönetim Platformu adı altında kronik hastalıkları tarama ve izleme programları aile hekimlerinin kullanımına açılmıştır. Bu programların etkili bir şekilde uygulanabilmesi, daha az ve daha hasarsız olarak kaliteli yaşlanmaya fayda sağlayacaktır.Bu çalışmada İstanbul ilinde kronik hastalık tarama oranları en yüksek ve en düşük olan ilçelerin tarama oranları ve demografik verileri karşılaştırılarak nedenlerinin araştırılması amaçlanmıştır. Elde edilen bulgulardan çözüm önerileri tartışılarak sistemin daha etkin kullanımına yardımcı olacağı düşünülmektedir.</p> Serkan Çiftçi- Mustafa Mete Telif Hakkı (c) 2026 Eurasian Academy of Sciences Social Sciences Journal https://eurasianacademy.org/index.php/socialsciences/article/view/1714 Tue, 30 Dec 2025 00:00:00 +0000 A STUDY ON THE EFFECTS OF THE SHIP ENVIRONMENT ON HUMAN PSYCHOLOGY https://eurasianacademy.org/index.php/socialsciences/article/view/1715 <p>The human factor has a great impact on the ship environment and the maritime sector. Therefore, the psychological state of employees is important in terms of safety and efficiency. It is known that a large portion of maritime accidents occur due to human errors. Those working in maritime areas face many negative effects such as long working hours, being away from their families, social isolation, irregular sleep hours, fatigue and stress. In addition, the hierarchical structure and cultural diversity in the environment create negative effects psychologically. This article examines the psychological effects of the ship environment on seafarers. It addresses the negative effects of stress, prolonged isolation and burnout syndrome. It also highlights the role of loss of situational awareness in maritime operations, drawing attention to the cognitive and emotional challenges faced by seafarers. The importance of psychosocial support mechanisms was stated, and suggestions were given to improve the psychological state of seafarers and to cope with professional difficulties. It was concluded that the maritime sector should develop more comprehensive policies and strategies to improve the psychological state of employees.</p> Halil İbrahim Oğuzhan Kartal- Leyla Tavacıoğlu- Bayram Barış Kızılsaç- Hakan Çap Telif Hakkı (c) 2026 Eurasian Academy of Sciences Social Sciences Journal https://eurasianacademy.org/index.php/socialsciences/article/view/1715 Tue, 30 Dec 2025 00:00:00 +0000 YARGITAY KARARLARI IŞIĞINDA ZORUNLU DEPREM SİGORTASI https://eurasianacademy.org/index.php/socialsciences/article/view/1712 <p>Zorunlu Deprem Sigortası (ZDS), deprem kaynaklı maddi kayıpların telafisi için sigorta güvencesi sağlayarak bireyleri ve toplumu finansal anlamda korumayı amaçlayan önemli bir hukuki düzenlemedir. Türkiye gibi deprem riski yüksek bir coğrafyada, ZDS’nin işlevselliği ve uygulama süreci büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada, ZDS’nin hukuki niteliği, tarafların hak ve yükümlülükleri ile tazminat esasları ele alınmış, ilgili mevzuatın Türkiye uygulamaları Yargıtay kararları ışığında değerlendirilmiştir. Ayrıca, ZDS'nin uluslararası sigorta sistemleriyle karşılaştırmalı analizi yapılmış ve uygulamada karşılaşılan sorunlar tartışılmıştır. Çalışma, ZDS ile ilgili hukuki boşluklara ve uygulamada karşılaşılan problemlere yönelik çözüm önerileri sunmayı amaçlamaktadır. Yargıtay kararlarının ZDS uygulamalarına olan etkileri analiz edilerek hem sigortalılar hem de sigortacılar açısından adil ve dengeli bir sigorta yapısının oluşturulması için öneriler geliştirilmiştir. Bu bağlamda, ZDS’nin mevcut hukuki yapısı ve uygulama sorunlarının giderilmesine yönelik kapsamlı bir değerlendirme yapılmıştır.</p> Esranur Günarslan Telif Hakkı (c) 2026 Eurasian Academy of Sciences Social Sciences Journal https://eurasianacademy.org/index.php/socialsciences/article/view/1712 Tue, 30 Dec 2025 00:00:00 +0000 İSRAİL’İN FİLİSTİN’İ İŞGALİ BAĞLAMINDA INSTAGRAM’DA KOLONİLEŞME PRATİKLERİ: GÖRSEL ANLATILAR, SANSÜR MEKANİZMALARI VE DİJİTAL HEGEMONYA https://eurasianacademy.org/index.php/socialsciences/article/view/1710 <p>Bu çalışma, 2025 yılında yaşanan İsrail’in Filistin’i işgali sürecinin Instagram platformunda nasıl bir dijital kolonizasyon sürecine dönüştüğünü, görsel anlatılar, sansür uygulamaları ve dijital hegemonya bağlamında incelemektedir. Sosyal medyanın yeni bir kamusal alan olarak savaş ve işgal anlatımlarını şekillendirmedeki rolü, algoritmik müdahalelerle birlikte kullanıcıların deneyimleri üzerinden ele alınmıştır. Çalışmada, nitel araştırma yöntemiyle Instagram paylaşımlarından seçilen örnekler içerik analizi kapsamında değerlendirilmiş, dijital medya üzerindeki güç ilişkileri, hegemonik söylemler ve sansür pratikleri detaylandırılmıştır. Bulgular, sosyal medya platformlarının çatışma dinamiklerinde yalnızca pasif bir alan değil, aynı zamanda politik ve ideolojik hegemonya mekanizması olarak işlev gördüğünü ortaya koymaktadır. Bu süreçte, kullanıcıların direniş stratejileri ve alternatif anlatı arayışları da analiz edilmiştir. Çalışma, dijital çağda işgal ve medya arasındaki karmaşık ilişkiye ışık tutarak, sosyal medyanın etik ve politik boyutlarına dair öneriler sunmaktadır.</p> Çiğdem Kılıç Aydoğdu Telif Hakkı (c) 2026 Eurasian Academy of Sciences Social Sciences Journal https://eurasianacademy.org/index.php/socialsciences/article/view/1710 Tue, 30 Dec 2025 00:00:00 +0000 ETKİLİ VE BAŞARILI DIŞ POLİTİKA İÇİN BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜN ÖNEMİ https://eurasianacademy.org/index.php/socialsciences/article/view/1718 <p>Bu çalışma, küreselleşme ve teknolojik devrim sonrasında bilgi akışının hızlandığı ve kamuoyu algısının uluslararası ilişkilerdeki rolünün arttığı günümüz dünyasında, basın özgürlüğünün devletlerin dış politika başarısı ve uluslararası güç kapasiteleri üzerindeki kritik etkilerini sistematik olarak incelemektedir. Araştırmanın temel amacı, basın özgürlüğü düzeyinin devletlerin dış politika etkinliğini hangi nedensel mekanizmalar aracılığıyla belirlediğini ortaya koymaktır. Çalışma; yapısal realizm ve güç geçişi teorisinin sentezi üzerine kurulu özgün bir kuramsal çerçeve geliştirerek, basın özgürlüğünün hem devletlerin iç tutarlılığını artırdığını hem de uluslararası sistemdeki konumlarını güçlendirdiğini savunan "İhanet Önleme-Kamuoyu Etkileme Modeli"ni literatüre kazandırmaktadır. Temel araştırma sorusu "<em>basın özgürlüğünün düzeyi, devletlerin dış politika başarısını ve uluslararası güç kapasitelerini hangi nedensel mekanizmalar aracılığıyla belirlemektedir?</em>" şeklinde formüle edilmiş olup; bu soruya "<em>basın özgürlüğü düzeyi yüksek olan devletler, hem yönetici ihanetini önleme kapasiteleri hem de uluslararası kamuoyunu etkileme yetenekleri sayesinde dış politikada daha tutarlı ve etkili performans sergilerler</em>" hipotezi ile cevap aranmıştır. Araştırma, karşılaştırmalı vaka analizi yöntemiyle gerçekleştirilmiş olup; 2019-2024 yılları arasında İsviçre'nin altı kentinde, Avrupa Birliği üyesi dokuz ülkenin on dokuz kentinde ve Türkiye'nin yedi kentinde yürütülen kapsamlı saha çalışmalarına dayanmaktadır. Toplam dokuz yüz kişiyle yapılan derinlemesine sohbet tarzı görüşmeler ve etnografik gözlemler yoluyla toplanan nitel veriler, metodolojik üçgenleme yaklaşımıyla kapsamlı literatür taraması ile birleştirilerek analiz edilmiştir. Çalışma, basın özgürlüğünün dış politika üzerindeki etkisini iki temel boyutla ele almaktadır: yönetici ihanetini önleme mekanizması ve uluslararası kamuoyunu etkileme kapasitesi. İlk mekanizma, özgür basının devlet yöneticilerinin hesap verebilirliğini artırarak dış güçlere taviz verme ve ulusal çıkarları feda etme riskini azaltmasını; ikinci mekanizma ise şeffaf ve güvenilir bilgi akışı sağlayarak uluslararası arenada meşruiyet inşa etmesini kapsamaktadır. Araştırma bulguları, basın özgürlüğü düzeyi yüksek olan devletlerin dış politikada daha tutarlı ve etkili performans sergilediğini ampirik olarak kanıtlamaktadır. On beş farklı boyutta gerçekleştirilen karşılaştırmalı analiz sonuçları, İsviçre'de basın özgürlüğü seviyesinin 4.20, AB ortalamasının 3.90, Türkiye'nin ise 2.40 ortalama puana sahip olduğunu ve bu farklılıkların dış politika kapasitesiyle doğrudan ilişkili olduğunu göstermektedir. Özgür basının yöneticilerin hesap verebilirliğini artırarak dış güçlere taviz verme riskini azalttığı, aynı zamanda uluslararası arenada güvenilirlik ve meşruiyet inşa ederek dış politika hedeflerine ulaşmayı kolaylaştırdığı tespit edilmiştir. Çalışmanın teorik katkısı, uluslararası ilişkiler disiplininde basın özgürlüğünü normatif bir değer olmaktan çıkararak operasyonel bir güç faktörü olarak kavramsallaştırması; ampirik katkısı ise bu ilişkiyi sistematik veri analizi ile kanıtlaması; metodolojik katkısı da çoklu ülke karşılaştırmalı saha araştırması desenini başarıyla uygulamasıdır. Sonuç olarak, basın özgürlüğünün sadece demokratik bir değer olmakla kalmayıp, aynı zamanda etkili dış politikanın vazgeçilmez bir bileşeni olduğu ortaya konmuştur. Gelecek araştırmalar için "basın özgürlüğü temelli dış politika etkinlik endeksi" geliştirilmesi ve hibrit rejimlerde bu ilişkinin incelenmesi önerilmektedir.</p> Sıddık Arslan Telif Hakkı (c) 2026 Eurasian Academy of Sciences Social Sciences Journal https://eurasianacademy.org/index.php/socialsciences/article/view/1718 Tue, 30 Dec 2025 00:00:00 +0000 ROMA ORDUSUNDA ASKERE ALIM: KRALLIK, CUMHURİYET VE PRINCIPATUS DÖNEMLERİNDE YAŞANAN DÖNÜŞÜM https://eurasianacademy.org/index.php/socialsciences/article/view/1717 <p>Bu çalışma, Roma ordusunda Krallık, Cumhuriyet ve Principatus dönemlerinde askere alım süreçlerinin gelişim aşamalarını toplumsal, ekonomik ve siyasal boyutlarıyla ele alarak analiz etmeyi amaçlamaktadır. Roma’nın görece küçük bir şehir-devletinden devasa bir imparatorluğa dönüşümü, doğrudan ordunun asker gücü kaynağı, örgütlenme yapısı ve sadakat ilişkilerindeki değişimlerle yakından bağlantılıdır. Bu bağlamda askere alım süreci, sadece asker temin etme aracı olarak düşünülmemelidir. Dolayısıyla süreç Roma’nın örgütsel kimliğini ve meşruiyet anlayışını biçimlendiren temel unsurlar arasında sayılmalıdır. Eserde antik dönem kaynakları, modern literatürle birlikte karşılaştırmalı-tarihsel bir yöntemle ele alınmıştır. Bunun yanı sıra arkeolojik veriler, epigrafik bulgular (askere alım yazıtları, veteran diplomaları) ve modern araştırmalarla birlikte çok yönlü bir analiz ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bulgular, Krallık zamanında askere alımın mülkiyet temelli ve kabile esaslı yurttaş milis modelini esas aldığını; Cumhuriyet döneminde büyüyen savaş coğrafyası ve iktisadi krizlerin askerî yapıyı kurumsallaşmaya doğru zorladığını, Principatus döneminde ise Augustus’un reformları doğrultusunda merkezî ve kurumsal bir ordu mekanizmasının oluşturulduğunu göstermektedir. Sonuç olarak bu araştırma, Roma ordusundaki askere alım uygulamalarının yalnızca basit bir askerî organizasyon sürecinden ibaret olmadığını, aynı zamanda Roma devletinin kurumsal yapısını, meşruiyet anlayışını ve toplumsal dönüşümünü ortaya koyduğunu öne sürmektedir.</p> Ali Kerem Telif Hakkı (c) 2026 Eurasian Academy of Sciences Social Sciences Journal https://eurasianacademy.org/index.php/socialsciences/article/view/1717 Tue, 30 Dec 2025 00:00:00 +0000 HANDE NÜKHET OZANGÜÇ’ÜN “İNSANI YAVAŞ YAVAŞ ÖLDÜREN İŞKENCE METODU ZİHİN KONTROLÜ (TELEGRAM) ve BEYİN HACKLEME: ZİHİN KONTROL YÖNTEMİ (TELEGRAM) -2 ADLI ESERLERİNDE HAREKETLE BİR İNSANLIK SUÇUNUN İFŞASI VE ŞİDDET https://eurasianacademy.org/index.php/socialsciences/article/view/1713 <p>Bu makalede Telegram (Zihin Kontrol) cihazının insanlar üzerindeki korkunç etkilerinden bahsedilmektedir. Bir fiziksel ve psikolojik işkence mekanizması olan bu alet, akıl almaz etkileriyle insanlar üzerinde baskı, korku, öfke, kaygı, stres, panik, endişe, huzursuzluk, alınganlık, moral bozukluğu, yorgunluk, konsantrasyon güçlüğü, okuduklarını veya dinlediklerini anlamakta zorluk yaratmayı amaçlamakta, kişiyi intihar, şiddet ve cinayete yönlendirebilmektedir. Ayrıca evlilikleri, aile, akrabalık ve arkadaş ilişkilerini bozabilmekte, şahsı ajanlık yapmaya zorlamak için de kullanılabilmektedir. Düşünceler okunmakta, yerleştirilmekte, insanlar istemediği davranışlara sürüklenmektedir. Kişiye özel ses iletimi yapıldığından bu durumu kurbanın etrafındakilerin fark etmesi mümkün değildir. Kurban tıpkı şizofreni gibi bir psikoz yaşadığı hissine kapılır. Akıl hastası olarak damgalanır. Aşırı öfke patlamaları, saldırganlık, depresyon, paranoya, anksiyete, psikoz, aklını kaybetme, konuşmanın güçleşmesi, akıl yürütmede problemler, bilişsel yeteneklerin zayıflaması, mantığın bozulması, unutkanlık, dalgınlık, dikkat dağınıklığı görülen belirtilerdir. Bir insan hakları ihlali olan sistematik şiddet cihazı; Telegram hakkında farkındalık yaratmak bu makalenin amacını oluşturmaktadır.</p> Pelin Dimdik Emeksiz Telif Hakkı (c) 2026 Eurasian Academy of Sciences Social Sciences Journal https://eurasianacademy.org/index.php/socialsciences/article/view/1713 Tue, 30 Dec 2025 00:00:00 +0000 YÖRÜK MEZARTAŞLARININ DÖŞEMEALTI HALISINA YANSIMALARI https://eurasianacademy.org/index.php/socialsciences/article/view/1711 <p style="margin: 0cm; margin-bottom: .0001pt; text-align: justify; background: white;"><span lang="TR" style="font-size: 10.0pt; color: #262626;">Bu çalışma, Antalya ili ve yakın çevresindeki Yörük mezarlıklarında yer alan mezar taşlarının bezeme repertuvarı ile Döşemealtı halılarında kullanılan motif dili arasındaki etkileşim ve yansımaları incelemektedir. 2025 eğitim-öğretim yılı içinde tamamlanan araştırmada, mezar taşları üzerindeki şekiller ve detaylar sistematik olarak belgelenmiş; Döşemealtı halılarının motif, kompozisyon ve renk düzenleriyle karşılaştırmalı bir çözümleme yürütülmüştür. Amaç, göçebe Yörük topluluklarının maddi kültür üretiminde durağan (mezar taşı) ve taşınabilir (halı) yüzeyler arasında oluşan ikonografik aktarım kanallarını, biçimsel benzerlik, tipolojik süreklilik ve semiyotik eşleşmeler bağlamında ortaya koymaktır. Yöntem, yerinde gözlem ve fotoğrafik dokümantasyon, desen/kontur çıkarımı, motif tipolojisi oluşturma ve karşılaştırmalı ikonografik analiz aşamalarını içermektedir. Mezar taşı bezemelerinden seçilen figürler, Döşemealtı halılarındaki eşdeğer veya türev motiflerle; çizgisel yapı, ritim, doluluk-boşluk dengesi, hiyerarşik yerleşim ve renk ilişkileri açısından eşleştirilmiştir. Bulgular, mezar taşlarında görülen belirli biçim öğelerinin halı yüzeyinde iki ana yolla temsil edildiğini göstermektedir: (i) doğrudan aktarım yoluyla tıpatıp benzer formun motif olarak işlenmesi; (ii) üslupsal uyarlama yoluyla temel çekirdeğin korunup kontur, oran ve renklerde yerel estetikle uyumlu değişimlere tabi tutulması. Saptanan paralellikler, özellikle geometrik düzenlemeler, organik dal/sürgün benzetmeleri ve zoomorfik çağrışımlar üzerinden yoğunlaşmaktadır. Değerlendirme, bu ikonografik yakınlığın yalnızca görsel bir benzeşimle sınırlı olmadığını; adlandırma pratikleri, zanaatkârlık teknikleri ve toplumsal bellek mekanizmalarıyla pekişen çok katmanlı bir kültürel aktarım ilişkisine işaret ettiğini ortaya koymaktadır. Halı üretiminde süreklilik arz eden teknik tercihler (yün ipliği hazırlama, doğal boyar maddeler, düğüm tekniği) ile sınırlı ve anlam yüklü renk paletinin, mezar taşı bezemelerindeki vurgu ve kontrast mantığıyla örtüştüğü gözlemlenmektedir. Göçebe hareketliliğin yarattığı mekânsal deneyim ile mezar taşlarının temsil ettiği yerellik ve sürekliliğin, Döşemealtı halısı üzerinde ortak bir görsel dile dönüştüğü sonucuna varılmaktadır. Antalya ve çevresindeki Yörük mezar taşı biçimlemeleri ile Döşemealtı halısı motifleri arasında anlamlı bir ikonografik ve semiyotik süreklilik bulunduğunu; bu sürekliliğin doğrudan alıntı ve üslupsal yeniden yorumlama eksenlerinde gerçekleştiğini göstermektedir. Araştırma, bölgesel dokuma geleneğinin kökenlerine ilişkin olarak, funerar sanat ile tekstil sanatı arasında karşılıklı beslenme ve kalıp aktarımları olduğunu ileri sürmektedir. İleriki çalışmalar için, daha geniş örneklemle tipolojik haritalama, boya ve malzeme analizleriyle tarihlendirme, stilometrik karşılaştırmalar ve yaşayan zanaatkârlarla yapılacak etnografik görüşmelerin, adlandırma ve anlam atfetme süreçlerini ayrıntılandırarak bu ikonografik hattın zamansal derinliğini ortaya çıkaracağı öngörülmektedir. Bu yönelimin, bölgesel kültürel mirasın belgelenmesi, korunması ve aktarım stratejilerine somut katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir.</span></p> Semra Yeni Telif Hakkı (c) 2026 Eurasian Academy of Sciences Social Sciences Journal https://eurasianacademy.org/index.php/socialsciences/article/view/1711 Tue, 30 Dec 2025 00:00:00 +0000