SİSTEMİK RİSK BİR SONUÇ MU? TÜRKİYE’DE MAKRO-FİNANSAL ŞOKLARIN ROLÜ
DOI:
https://doi.org/10.17740/eas.stat.2026-V27-09%20Anahtar Kelimeler:
Bankacılık sektörü- sistemik risk- makro-finansal şoklar- FASVAR modeliÖzet
Bu çalışma, Türkiye ekonomisinde makro-finansal şoklar ile bankacılık sektöründeki sistemik risk arasındaki dinamik etkileşimleri analiz etmeyi amaçlamaktadır. Bu kapsamda, bankacılık sektöründe sistemik riski yansıtan bir bilgi setini modele dahil edebilmek ve değişkenler arasındaki yapısal ilişkileri ayrıştırabilmek için faktörlerle genişletilmiş yapısal VAR (FASVAR) modeli kullanılmıştır. Sistemik risk göstergesi, bankacılık sektörüne ait temel bilanço oranları ve kredi döngüsünü içeren bir faktör modeli aracılığıyla oluşturulmuştur. Analiz, 2005:1–2026:1 dönemine ait aylık verilerle gerçekleştirilmiştir. Ulaşılan deneysel bulgular, döviz kuru ve faiz oranı şoklarının sistemik risk üzerinde güçlü ve istatistiksel olarak anlamlı etkiler yarattığını göstermektedir. Özellikle kur şoklarının sistemik riski anlık ve belirgin oranda artırdığı, faiz şoklarının ise daha gecikmeli ancak kalıcı etkiler doğurduğu tespit edilmiştir. Buna karşılık, sistemik risk şoklarının sanayi üretimi, enflasyon ve faiz oranları üzerindeki etkisinin sınırlı ve kısa süreli olduğu gözlenmiştir. Bu bulgular, Türkiye’de sistemik riskin büyük ölçüde makro-finansal dengesizliklerin bir sonucu olarak ortaya çıktığına işaret etmektedir. Varyans ayrıştırması sonuçları da sistemik riskin en önemli belirleyicilerinin döviz kuru ve faiz oranları olduğunu teyit etmektedir. Diğer yandan, sistemik riskin artmasının reel ekonomik faaliyet üzerindeki etkilerinin oldukça zayıf olduğu belirlenmiştir. Bu durum, finansal sistemde biriken risklerin doğrudan ve güçlü bir şekilde reel sektöre aktarılmadığını göstermektedir. Finansal piyasalardaki oynaklıkların bankacılık sektörü için temel risk kaynağı olduğu, ancak bunun reel kesime hemen aktarılmadığı söylenebilir. Elde edilen bu sonuçlar, Türkiye’de finansal istikrarın sağlanmasında döviz kuru oynaklığının kontrolü, faiz politikalarının finansal etkilerinin dikkate alınması ve makro ihtiyati politikalar ile para politikası arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğine işaret etmektedir.